SAĞLIKLI TARİFLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIKLI TARİFLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2014 Salı

Izgara Somon ve Buğday Salatası


Merhaba,

Vakit bulmuşken son zamanlarda deneyip fotoğrafladığım birkaç tarifi daha paylaşmak isterim.
Bu aralar sağlıklı tarif arayışındayım zira hem eşim hem de ben epey kilo aldık.
Eve bir adet dumansız ızgara alarak sağlıklı beslenmek için büyük bir adım attık. Böylece en azından etleri pişirirken çok az miktarda yağ kullanarak çok lezzetli bir öğün hazırlayabiliyorum hem de etler ızgaranın üzerinde ağır ağır pişerken yanına sağlıklı aperitifler veya salatalar hazırlıyorum.

Uzun uzun ızgara somon tarifi vermeyeceğim tabii ki. Nar gibi kızarmış somonun yanından bize göz kırpan bol yeşillikli ve bir o kadar sağlıklı buğday salatasının tarifini vereceğim.

1 su bardağı aşurelik buğdayı bir gece önceden ıslayın ve düdüklü tencerede veya normal tencerede tamamen pişene kadar haşlayın.
Yarım demet roka, yarım demet maydanoz ve taze naneyi, 4-5 dal yeşil soğanı küçük küçük doğrayıp
haşladığınız ve suyunu süzdüğünüz buğday ile karıştırın.
Üzerine arzu ettiğiniz kadar sızma zeytinyağı, nar ekşisi ve tuz ilave edip afiyetle yiyin!

Hem çok sağlıklı bir tarif, hem de deniz mahsullerinin özellikle de somonun yanına çok yakışıyor.

Sevgiyle kalın,
Puku


21 Mayıs 2014 Çarşamba

Mavi Softam...


Mavi bir kuş kondu masamıza...
Herkese Merhaba,
Yazın gelmekte olduğunu iyiden iyiye hissettiğimiz şu günlerde ve yeni işime başlamadan önce dostlarımızın en azından bir kısmı tek bir çatı altında toplamak ve onlar için elimden geldiğince bir şeyler hazırlamak istedim. Müstakbel güzel anne Aslım Aslım, Aykut ve diğer güzel anne Cansel aramızda değillerdi; gönül isterdi ki onlar da bu güzel akşamda masamızı renklendirsinler... Canım dostum Antalya'dan döner dönmez, Aykut ve Cansel de İstanbul'a gelir gelmez onlar için birer masa daha kuracağım. Bu konuda kendime söz verdim.

Yeşil mercimekli açma börekler
Masayı süslerken deniz kabuğu süslemeli mavi mumluklar ve mavi bir kuşun gelip konduğu işlemeli runner'ımı kullandım. Gelelim menümüze... Havalar iyiden iyiye ısındığı için çorba yapmadım ki hazırladığım soğuklar ve yemekler tüketilsin. İyi ki de çorba yapmamışım.

Menüm
Skordalya
Kuru patlıcan ve biber dolması
Yeşil mercimekli açma börek
Mevsim salatası
Fırında soslu tavuk ve patates
Pirinç pilavı
Çilekler eşliğinde ikram ettiğim limonlu parfe

Not: Limonlu parfenin tarifini daha önce vermiştim, ancak bu kez farklı bir sunum hazırladım. Böylece daha önce yaşadığım azizliği yaşamadım :) Bir gece önceden hazırladığım parfeyi silikon muffin kalıplarına döktüm, bir gece buzlukta beklettim. Sonuçtan çok memnun kaldım. Siz de bu tarifi denerseniz silikon kalıp kullanın.

Unutulmaya yüz tutmuş bir Rum mezesi: Skordalya

Masamızın genel görünümü
Gelelim skordalyanın tarifine. İsminin bu kadar zor telaffuz edildiğine bakmayın, skordalya hazırlamak çok kolay. Zamanım az ise ve hafif bir meze hazırlamak istersem hemen bu tarife başvuruyorum. İnternet üzerinde yaptığım araştırmalar bana çok farklı skordalya tariflerinin olduğunu gösterdi. Bizans'ın "skordalyası" "tarator" adını alıp midye tavayı süslemiş uzun yıllar boyunca. Bahsini ettiğim skordalya tarifinin içerisinde ekmek içi de var. Benim hazırladığımda ise yalnızca haşlanmış patates, baharat ve limon suyu veya sarımsak kullanılıyor.

Ben 5-6 adet patatesin kabuklarını soydum ve patatesleri güzelce haşladım.
Püre haline getirdiğim patatesin içerisinde damak zevkime göre limon suyu, zeytinyağı, karabiber ve tuz ekledim.
Baharat, limon suyu, tuz ve karabiber ile harmanladığım patates püresini yağlanmış baton kek kalıbına döktüm. Bu karışımı soğuması için dışarıda beklettikten sonra buzdolabına kaldırdım.
Servis sırasında üzerine sarımsaklı yoğurt döktüm, pul biber ve nane serptim.
Yiyenler çok beğendiler, ben de muradıma erdim :)

Masamızın yukarıdan görünümü...
Gelelim ana yemeğimizin tarifine. Annem yemeğe konuklarımız olduğunda sık sık fırında soslu tavuk pişirirdi, annemin tarifini arkadaşım Tülay'dan aldığım tarifle karıştırdım. Tarifimiz şöyle (her şey göz kararı)

Malzemeler:
8 adet tavuk budu
5 adet patates
3 adet yeşil biber
3 adet kırmızı biber
Yoğurt
Salça
Mayonez
Zeytinyağı
Tuz, karabiber
Pizza baharatı ve bolca kekik
Fırın poşeti

Hazırlanışı:
1. Tavukların derilerini alın veya kasapta aldırın (ben öyle yapıyorum daha pratik oluyor). Kabuklarını soyduğunuz patatesleri ve biberleri iri iri doğrayın.
2. Tüm sos karışımını genişçe bir kapta iyice karıştırın. Sosa konan her şey göz kararı. Bolca baharat kullanın. Açık kırmızı renkli bir sos elde edeceksiniz.
3. Tavukları, patates ve biberleri sos ile güzelce harmanladıktan sonra tüm malzemeleri fırın poşetine koyun. Ben iki veya üç fırın poşeti kullanıyorum. Fırın poşetinin birkaç yerinde küçük delikler açın ve tavuğu önceden 180C derecede ısıtılmış fırında 1-1,5 saat kadar pişirin.

Pişme süresi fırından fırına farklılık gösteriyor. Fırının kapağını açmadan tavukların pişip pişmediğini kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Kuru patlıcanlar ve biberler annemin küçük bostanından...

Geçtiğimiz yaz Sivas'a gittiğimizde kayınvalidemin küçük bostanındaki patlıcanlar olmuştu. Hiçbirini koparmamış, bizim gelmemizi beklemiş. Patlıcanları oyduk, o da güneşin altında kurutmuş ve İstanbul'a gelirken bana da getirmiş. Bu patlıcanlar ve kırmızı biberler ile Antep usulü ekşili dolma hazırladım.
Dolma tarifini ve bir gece önceden açtığım mercimekli böreklerin tarifini yarın paylaşacağım.

Gününüz güzel geçsin...

Gecenin sürprizi: Limonlu parfe

7 Mart 2014 Cuma

Kremalı Bezelye Yatağında Somon



Merhaba,

Bir zamanlar balığı ağzına sürmeyen ben şimdilerde tam bir balıksever oldum. Bu nedenle mahalle pazarının kurulduğu Pazartesi ve Perşembe günlerini iple çekiyorum.

İş çıkışı koşa koşa yetişiyorum pazara, pazarcılarla sohbet ede ede alışverişimi yapıyorum :) Eskiden pazara gideceksin deselerdi inanmazdım, şu an pazardan başka bir yerden alışveriş yapmak istemiyorum. Mahalle pazarındaki peynircinin ve balıkçının müdavimlerindenim, öyle ki beni bir pazarda göremeseler bir sonraki pazar ziyaretimde neden gelemediğimi soruyorlar.

Bu hafta yine bir akşam pazarında balıkçıdan somon dilimleri aldım, internet üzerinden içime sinen bir tarif araştırmaya başladım ve kremalı somon pişirmeye karar verdim. İlk denememdi, çok pratik bir tarif olduğu için hiç zorlanmadım. Sizin de en kısa zamanda denemenizi öneririm.


Malzemeler
Kişi başı bir dilim somon
Top karabiber, tuz
Zeytinyağı
1 kutu yemeklik krema
1-2 su bardağı konserve bezelye veya garnitür

Hazırlanışı
1. Somon dilimlerini birkaç parçaya bölün ve üzerine alüminyum folyo serdiğiniz fırın tepsisinin üzerine dizin. Zeytinyağını balıkların üzerinde gezdirin, üzerlerine tuz ve top karabiber serperek 200 C derecede önceden ısıttığınız fırında 15 dakika boyunca folyonun ağzı kapalı olarak pişirin.

2. 15 dakikanın sonunda folyonun ağzını açın, bir 5-10 dakika kadar da (üzerini kızarana kadar) bu şekilde pişirin.

3. Buzdolabında bekletilmiş bir paket çiğ kremayı mikser ile yüksek devirde çırpın. Süzüp sudan geçirdiğiniz konserve bezelyeyi veya garnitürü kremaya ilave edin ve kremalı karışımı servis tabağına alın.

4. Fırından çıkardığınız somon dilimlerini bezelyeli/garnitürlü karışımın üzerine dizerek servis yapın.

Afiyet olsun!

5 Mart 2014 Çarşamba

Zeytinyağlı Enginar


Merhaba,

Bloğumu çok uzun zamandır ihmal ettiğimin farkındayım. İstanbul'da yaşayanlar bilir, akşam yemeğinden sonra koltuğa boylu boyunca uzanınca bazen kolunuzu kaldırmak gelmiyor içinizden... Ben de böyle bir iki haftayı devirdikten sonra vakit bu vakittir dedim ve yeniden bilgisayarın başına oturdum.

Bugün sizlere vereceğim tarif "zeytinyağlı ve garnitürlü enginar". Tarifi sevgili dostum Aslı'dan aldım. Enginarı oldum olası çok severim ancak pişirmekten biraz çekiniyordum açıkçası, bugüne kısmetmiş.

Malzemeler
6 adet enginar dilimi
1 su bardağı bezelye
1 adet orta boy havuç
1 adet orta boy patates
Riviera zeytinyağı
Bir avuç ince kıyılmış dereotu
1 adet orta boy soğan
1 çay kaşığı un
Tuz ve şeker
Yarım limonun suyu (Enginarları ovmak için ayrıca limon gerekiyor)

Hazırlanışı
1. İlk olarak enginar dilimlerini limonla güzelce ovun ve limonlu suyun içinde beklemeye bırakın.

2. Soğanı, havucu ve patatesi küp küp doğrayın. 

3. Bezelyeleri ayrı bir tencerede çok az haşlayın. Tamamen yumuşamasınlar ancak azıcık haşlansınlar. Bezelyeleri enginarla birlikte haşlarsanız enginarın suyunu karartıyorlarmış.

4. Genişçe bir tencereye (pilav tenceresi gibi) soğanı ve zeytinyağını ekleyin. Çok az kavurun. Patates ve havucu da ekleyip tümünü bir miktar kavurun.

5. Bezelyeleri ve enginar dilimlerini de aynı tencereye ilave edin. Enginarları garnitürler üzerindeyken pişirmenize hiç gerek yok, aynı tencerede pişmeleri ve birbirlerinin lezzetini almaları yeterli.

6. Un, şeker ve tuzu serpiştirin, daha sonra enginarların üzerini örtecek kadar kaynar su ilave edin. Yarım limonun suyunu da ekleyip tencerenin kapağını kapatın. 

7. Bir 10 dakika kadar yüksek ısıda kaynadıktan sonra tencerenin altını kısın ve 10 dakika da kısık ateşte pişirin.

8. Tencerenin altını kapattıktan sonra üzerini alüminyum folyo ile kaplayın ve enginarları bir süre de kendi buharında pişmeye bırakın.

9. Servis etmeden önce garnitürü enginar dilimlerinin üzerine yerleştirin, her birini dereotu ile süsleyin ve damak tadınıza göre soğuk veya ılık olarak servis edin.

Not: Dilerseniz hazır garnitür de kullanabilirsiniz. Bu durumda soğanları kavurduktan sonra garnitürü ilave edip soğanları bir müddet de garnitürle birlikte kavurun.

Afiyet olsun!



3 Mart 2014 Pazartesi

Evde Yoğurt Mayalamanın Püf Noktaları



Merhaba,

Çok güzel bir hafta sonunu geride bıraktım ve hayata daha olumlu bakmaya karar vererek (başka bir Pazartesi kararı daha) haftaya başladım... Hafta sonu hem arkadaşlarımızla görüştük hem de eşimle baş başa keyifli bir tiyatro kaçamağı yaptık.

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda çok güzel oyunlar sahneleniyor şu aralar, bu oyunlardan biri de Cumartesi akşamı seyrettiğimiz "İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı". Oyunla ilgili detaylı bilgi edinmek isterseniz şuraya tık! Üstelik bilet fiyatları da oldukça cazip. İndirimli biletlerin fiyatı 6 TL, standart biletlerin fiyatı ise 10 TL.

Cumartesi gününü tamamen temizlikle ve ütüyle geçirdikten sonra Pazar gününü birbirimize ayırdım. Pazar gecesi de kendime bir güzellik yaptım ve okumayı ne zamandır ertelediğim kitabımı (Kurt Seyt & Shura) bir solukta bitirdim. İtiraf etmem gerekirse bu hafta sonu bloğum için özel bir şeyler pişiremedim; ben de geçtiğimiz haftalarda mayaladığım yoğurdun fotoğraflarını paylaşmak ve ev yapımı yoğurt tarifi vermek istedim.

Hazırlanışı:
Evde yoğurt mayalamak sanıldığı kadar zor bir şey değil, tek ihtiyacınız olan 1 litrelik süt ve kaliteli bir yemek kaşığı yoğurt! Günlük süt kullanırsanız sütü kaynatmanıza gerek yok, mayalanacak sıcaklığa gelene kadar ılıtmanız yeterli.

Sütü kaynatın ve kaynattıktan sonra bir köşede soğumaya bırakın. Süt hafifçe ılıdıktan sonra (parmağınızı sütün içerisine batırıp 5-6 saniye boyunca beklettiğinizde parmağınız yanmıyorsa sütün sıcaklığı iyi demektir) bir kasede bir yemek kaşığı yoğurt ile birkaç kaşık sütü karıştırın; ardından bu karışımı sütün kalanına ilave edin.

Not: Ilımaya bıraktığınız sütü kaynama ısısı için sık sık kontrol edin!

Ardından kullandığınız kabın veya tencerenin üzerine delikli bir süzgeç örtün. Süzgeç yoğurdun hava almasını sağlar ve sulanmasını önler. Son olarak kabın/tencerenin etrafını ve üzerini kalınca bir örtü ile sarın ve 5-6 saat kadar mayalanmaya bırakın.

Mayalanan yoğurdu kabın ağzı açık olarak buzdolabına kaldırın. Yoğurdun en az 7-8 saat boyunca buzdolabında beklemesi gerekiyor. Bu süre ne kadar uzarsa yoğurdun kıvamı da o kadar iyi olacaktır.

Afiyet olsun!

Bu hafta birkaç "temel" tarif denemek istiyorum. Ev yapımı nar ekşisi, elma sirkesi ve limon şekerlemesi bunlardan birkaçı... Aklımda ne zamandır isteyip de yapamadığımı birkaç hamur işi tarifi de var. Umarım hepsine zaman bulurum ve tariflerimi en kısa zamanda sizinle de paylaşırım. 
Herkese güzel bir hafta diliyorum...


26 Şubat 2014 Çarşamba

Havuç Salatası ve Yeğenlerimizin Ziyareti


Merhaba,

Geçtiğimiz Cuma akşamı yeğenlerimizi ağırladık. Bir gece önceden hazırlıkların bir kısmını tamamlamıştıım, ana yemeğimiz olan hünkar beğendiyi de son dakikada yetiştirdim. 

Kahkahalar içerisinde yenen yemeğin ardından bir gece önceden hazırlayıp buzlukta beklettiğim limonlu parfemi ikram ettim. Sinocuğum ve Gizoşum hem hazırlık aşamasında hem de sonrasında bana çok yardımcı oldular.

Ardından güzel bir çay demledik ve Gizem'in hazırladığı mantar kurabiyeler ile ağlayan pastanın tadını çıkardık; bir yandan da en sevdiğim film olan "The Man from Earth"ü izledik. Neredeyse filmin tamamı aynı oda içerisinde geçiyor ve filmde gördüğünüz insan sayısı onu geçmiyor sanırım. "The Man from Earth" ("Dünyalı") düşük bütçe ve akıllıca kaleme alınmış bir senaryo ile sürükleyici bir filmin çekilebileceğinin ispatı.
En kısa zamanda izlemenizi öneririm.

Gelelim menümüze:
(İş çıkışı olunca çorbamı yetiştiremedim, artık başka sefere...)
Mevsim Salatası

Not: Menüde yer alan lezzetlerin tariflerine ulaşmak isterseniz üzerlerine tıklamanız yeterli!

Sevgilimi beklerken sulanan salata :)
Gelelim tarifimize... Yoğurtlu havuç salatası yapımı çok kolay olan ve bir o kadar lezzetli bir salata. Zamanınız dar ise en büyük kurtarıcılarınızdan biri olabilir.

Malzemeler:
-3 adet orta boy havuç
-Yaklaşık iki kase yoğurt
-3 diş sarmısak
-Zeytinyağı ve tuz
-Bir veya iki avuç iri dövülmüş ceviz

Hazırlanışı:
1. Havuçları rendenin iri kısmında rendeleyin ve bir iki kaşık zeytinyağında soteleyin. Havuçlar ne diri kalmalı ne de gereğinden fazla pişmeli.

2. Ardından yoğurdu çırpın ve ezmiş olduğunuz sarımsakları ve bir miktar tuzu yoğurda ilave edin.

3. Son olarak sotelediğiniz havuçları ve iri dövülmüş cevizleri sarımsaklı yoğurt ile karıştırın ve servis tabağınıza alın.

Afiyet olsun!

Not: Öncelikle az bir miktar yoğurdu sarımsakla karıştırın. Havuçları ekledikten sonra göz kararı daha fazla yoğurt eklersiniz. Yoğurdun tamamını hemen havuçlarla karıştırırsanız yoğurt miktarı fazla gelebilir.

Bunlar da masamızdan detaylar, çekimleri gün ışığında yapamadığım için biraz karanlık çıktılar.

Masamız...

Antalya'dan gelen portakallar ile sıktığımız portakal suyumuz da hazır...


12 Şubat 2014 Çarşamba

Üç Renkli Salata


Merhaba,

Çok yoğun iki hafta geçirdiğim için bir türlü fırsat bulup da yeni tarifler paylaşamadım. Geçtiğimiz hafta Cumartesi günü annemin yanındaydım, bana nasıl sac üstü yapmayı öğretti. O günü özetleyen bir fotoğraf da çektik, önümüzdeki günlerde sac üstünde hazırladığımız katmerlerin fotoğraflarını da paylaşacağım :)

Pazar akşamına da dostlarımızı davet ettik ve dört kişi için şöyle bir akşam yemeği mönüsü hazırlarım:

-Mercimek çorbası
-Üç renkli patates salatası
-Mevsim salatası

Beşamel soslu tavuk kırmızı kadife pastanın tariflerini daha önce paylaşmıştım, o tariflere yukarıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bugün sizlerle üç renkli patates salatasının tarifini paylaşmak istiyorum. Hem çok şık bir salata, misafir sofralarına çok yakıştırıyorum hem de pratik bir salata. İlk denemede tutturmanız garanti.

Malzemeler:
6 adet orta boy patates
Yarım bağ maydonoz
3 adet orta boy havuç
Yarım kırmızı lahana
Limon suyu (taze limon suyu)
Zeytinyağı, tuz ve karabiber



Hazırlanışı:
1. Patatesleri iyice yıkayın, kabuklarını soyun ve tuzlu suda güzelce haşlayın. Patatesleriniz haşlanırken maydonozları yıkayın ve ince ince doğrayın.

2. Bu esnada havuçları rendeleyin ve birkaç kaşık zeytinyağında soteleyin; kırmızı lahanayı bir miktar zeytinyağı, tuz ve limon suyu ile birlikte robottan geçirin.

3. Patatesler haşlandıktan sonra her kapta ikişer patates olacak şekilde üç parçaya ayırıp, patatesleri çatal yardımı ile ezin. Ezdiğiniz patateslerin üzerine bir miktar zeytinyağı, karabiber, tuz ve limon suyu ekledikten sonra patatesleri püre haline getirin.

4. Bu tarifi genellikle "prenses tacı" denilen kapta yapıyorlar ve çok şık bir görüntüsü oluyor. Ben daha önce baton kek kalıbı ile de denemiştim ve çok pratik olmuştu. Bu kez herkes rahatlıkla dilediği kadar porsiyon alabilsin diye silikon muffin kalıpları kullandım ve sonuçtan çok memnun kaldım.

Silikon kalıp kullanacaksanız kalıpları yağlamanız gerekli değil, kek kalıbı vs. kullanacaksanız bu durumda kalıbı yağlamanızı veya kalıbın tabanını streç film ile kaplamanızı öneririm.

5. İlk kaptaki patatesleri ince ince doğramış olduğunuz maydanoz ile karıştırın ve kullanacağınız kabın tabanına yayın. Bu işlemi yaparken karışımın arasında boşluk kalmamasına özen gösterin.

6. İkinci kaptaki patatesleri zeytinyağında sotelemiş olduğunuz rendelenmiş havuçlar ile karıştırın ve maydonozlu karışımın üzerine yayın. Son olarak, kalan patates püresini robottan geçirmiş olduğunuz kırmızı lahana ile karıştırıp diğer katların üzerine ilave edin.

Afiyet olsun!

Masamızdan bir detay... Bana bu fikri verdiği için yeğenim Gizem'e çok teşekkür ederim!

Masamızın üstten görünüşü...

Not: Hayatımızla ilgili önemli kararlar almanın eşiğindeyiz. Her şey kesinleştiğinde detayları sizinle de paylaşacağım. Umarım her şey çok güzel olur...

6 Şubat 2014 Perşembe

Portakallı Kereviz


Merhaba,

Bugün sizlere çok hafif ve oldukça sağlıklı bir tarif vereceğim. Bu tarifi ilk kez halamdan öğrenmiştim, sonrasında aynı evi paylaştığım kuzenimle de sık sık pişirdik ve severek tükettik. Dün akşam ilk kez eşim için pişirdim, kendisi eskiden kereviz ile yapılan yemekleri pek sevmiyormuş; ancak sık sık yaptığım kereviz salatasını severek yiyor. Portakallı kerevize de bayıldı.

Bu tarifi yazmakla yazmamak arasında gidip geldim, fazla basit kaçar diye endişe ettim. Ancak mutfağa ilk kez adım atanlar ve yemek pişirmeyi yeni öğrenenler veya sağlıklı alternatifler arayanlar olabilir diye düşündüm. 

Malzemeler:
1 adet orta boy soğan
1 adet orta boy kereviz
1 adet küçük boy patates
2 adet orta boy havuç
2-3 kaşık zeytinyağı
3 adet portakal
Bir miktar su
Tuz ve şeker

Hazırlanışı:
1. Soğanları küp küp doğrayın. Havuçları da yuvarlak yuvarlak doğrayın ve zeytinyağı ile birlikte düdüklü tencerede kavurun. Ben havuçların kenarlarını üçgen üçgen kesip oydum ve onlara çiçek biçimi vermeye çalıştım :) 

2. Soğanları havuçlarla birlikte kavurduktan sonra patates ve kerevizi iri iri doğrayıp tencereye ekleyin. Kerevizin saplarını da eklemeyi ihmal etmeyin, çok faydalılar!

3. Bu esnada portakalların suyunu sıkın ve yemeğin üzerine dökün. Sebzelerin üzerini örtecek şekilde göz kararı su ilave ettikten sonra biraz tuz serpin birkaç adet de küp şeker ekleyin.

4. Düdüklü tencerenizin kapağını kapatın ve yaklaşık 10-15 dakika pişirin. Sebzelerin pişme süresi düdüklü tencerenizin türüne göre değişiklik gösterecektir.

Afiyet olsun!

Çiçek şeklinde dilimlediğim havuçlar...

Kerevizim servise hazır!

23 Ocak 2014 Perşembe

Güveçte Çipura


Eşim uzun bir aranın ardından spora başladı, ben de hem sağlıklı bir şeyler hazırlamak hem de güzel bir sofra kurup ona sürpriz yapmak istedim. Bana kalırsa beklenmedik anlarda yapılan ufak tefek incelikler ve jestler sıradan bir çalışma gününü diğerlerinden farklı kılıyor...

Aslına bakarsanız balık tarifi verecek en son kişi belki de benim. Uzun bir süre balığın hiçbir türünü neredeyse ağzıma sürmedim. Küçükken boğazıma takılan hain bir kılçık beni bu tattan mahrum bıraktı. Üniversiteye başlayıp da aklım başıma gelince de kendisiyle yeniden tanıştım. Anlayacağınız tanışıklığımız yeni... Pazardaki balıkçının tazgahında bu çipuraları görünce dayanamadım, aldım.

Uzun uzun balık tarifi vermeyeceğim zira fırında balık pişirmek çok kolay. Balıkları temizlenmiş olarak alıp güzelce yıkıyorsunuz, ardından üst kısımları iki yerden derince kesip, içlerine limon ve sarımsak dilimleri koyuyorsunuz. Üzerine azıcık zeytinyağı gezdirip doğrudan fırına veriyorsunuz. 

Balıklar önceden ısıtılmış fırında, 180 C derecede 1 saat kadar pişince inanılmaz oluyorlar. Sanılanın aksine, kurumuyorlar da üstelik.

Ben yanlarına zeytinyağı ve baharat ile harmanladığım havuç ve patatesleri de ilave ettim, sonuç gayet güzel oldu.

Not: Bu balık şeklindeki güveç kaplarını Kütahya'nın dışındaki fabrika satış mağazalarının birinden almıştık. Bizim için önemli bir detay bu; çünkü eşim ailemle tanışmak için kilometrelerce yol kat edip Antalya'ya gelmişti. İstanbul'a dönüşte de birlikte ilk uzun yolcuğumuzu yapmıştık.

Farkında olmadan hayatımızın en anlamlı yolculuğuna çıkmışız. Yer yer düzlükler yer yer kavisler ve dönemeçler ile dolu upuzun bir yol bu... Yanında yardımcı pilotu olanlar  her virajı rahatlıkla alabiliyor. Yol boyunca verilen molalarda da birbirinden güzel anılar biriktiriyor insan.

Böyle güzel nice anılar biriktirmek dileğiyle...

Sevgiler,
Puku



31 Aralık 2013 Salı

Yılbaşı Menünüz için Nefis bir Salata: Gâvurdağı Salatası

Yeni yılı ailesi veya dostları ile birlikte evde karşılamayı planlayanların sofralarına benim de küçük de olsa katkım olsun istedim.

Şimdiden yeni yılınızı kutluyor; sizlere güzellikler ve iyilikler ile dolu bir yıl diliyorum...

Malzemeler
1 adet orta boy soğan
2 dal taze soğan
Yarım bağ maydonoz
1 dal taze nane, 1 dal reyhan
3-4 adet orta boy domates
3 yemek kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz
3 adet sivri biber (tatlı)
1 kase iri dövülmüş ceviz
Zeytinyağı
Yarım limonun suyu
Tercihe bağlı olarak sumak

Yapılışı
1. Soğanları küçük küçük doğrayıp tuz ile güzelce ovun. Ardından taze soğanları, maydonozu, taze naneyi ve reyhanı ince ince doğradıktan sonra tuz ile ovduğunuz soğanlara ilave edin.

2. Domatesleri soyduktan sonra küp küp doğrayın ve karışıma ilave edin. Karışıma nar ekşisi ekleyip salata kasenize alın.

3. Son olarak iri dövülmüş cevizi salatanızın üzerine ekleyip salatanın üzerine sızma zeytinyağı ve limon suyunu ilave edin.
Afiyet olsun!

 Yeni yılda sofranızdan bereket, damaklarınızdan lezzet, sofralarınızdan muhabbet eksik olmasın.

Sevgiler,
Puku