ET YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ET YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Mavi Softam...


Mavi bir kuş kondu masamıza...
Herkese Merhaba,
Yazın gelmekte olduğunu iyiden iyiye hissettiğimiz şu günlerde ve yeni işime başlamadan önce dostlarımızın en azından bir kısmı tek bir çatı altında toplamak ve onlar için elimden geldiğince bir şeyler hazırlamak istedim. Müstakbel güzel anne Aslım Aslım, Aykut ve diğer güzel anne Cansel aramızda değillerdi; gönül isterdi ki onlar da bu güzel akşamda masamızı renklendirsinler... Canım dostum Antalya'dan döner dönmez, Aykut ve Cansel de İstanbul'a gelir gelmez onlar için birer masa daha kuracağım. Bu konuda kendime söz verdim.

Yeşil mercimekli açma börekler
Masayı süslerken deniz kabuğu süslemeli mavi mumluklar ve mavi bir kuşun gelip konduğu işlemeli runner'ımı kullandım. Gelelim menümüze... Havalar iyiden iyiye ısındığı için çorba yapmadım ki hazırladığım soğuklar ve yemekler tüketilsin. İyi ki de çorba yapmamışım.

Menüm
Skordalya
Kuru patlıcan ve biber dolması
Yeşil mercimekli açma börek
Mevsim salatası
Fırında soslu tavuk ve patates
Pirinç pilavı
Çilekler eşliğinde ikram ettiğim limonlu parfe

Not: Limonlu parfenin tarifini daha önce vermiştim, ancak bu kez farklı bir sunum hazırladım. Böylece daha önce yaşadığım azizliği yaşamadım :) Bir gece önceden hazırladığım parfeyi silikon muffin kalıplarına döktüm, bir gece buzlukta beklettim. Sonuçtan çok memnun kaldım. Siz de bu tarifi denerseniz silikon kalıp kullanın.

Unutulmaya yüz tutmuş bir Rum mezesi: Skordalya

Masamızın genel görünümü
Gelelim skordalyanın tarifine. İsminin bu kadar zor telaffuz edildiğine bakmayın, skordalya hazırlamak çok kolay. Zamanım az ise ve hafif bir meze hazırlamak istersem hemen bu tarife başvuruyorum. İnternet üzerinde yaptığım araştırmalar bana çok farklı skordalya tariflerinin olduğunu gösterdi. Bizans'ın "skordalyası" "tarator" adını alıp midye tavayı süslemiş uzun yıllar boyunca. Bahsini ettiğim skordalya tarifinin içerisinde ekmek içi de var. Benim hazırladığımda ise yalnızca haşlanmış patates, baharat ve limon suyu veya sarımsak kullanılıyor.

Ben 5-6 adet patatesin kabuklarını soydum ve patatesleri güzelce haşladım.
Püre haline getirdiğim patatesin içerisinde damak zevkime göre limon suyu, zeytinyağı, karabiber ve tuz ekledim.
Baharat, limon suyu, tuz ve karabiber ile harmanladığım patates püresini yağlanmış baton kek kalıbına döktüm. Bu karışımı soğuması için dışarıda beklettikten sonra buzdolabına kaldırdım.
Servis sırasında üzerine sarımsaklı yoğurt döktüm, pul biber ve nane serptim.
Yiyenler çok beğendiler, ben de muradıma erdim :)

Masamızın yukarıdan görünümü...
Gelelim ana yemeğimizin tarifine. Annem yemeğe konuklarımız olduğunda sık sık fırında soslu tavuk pişirirdi, annemin tarifini arkadaşım Tülay'dan aldığım tarifle karıştırdım. Tarifimiz şöyle (her şey göz kararı)

Malzemeler:
8 adet tavuk budu
5 adet patates
3 adet yeşil biber
3 adet kırmızı biber
Yoğurt
Salça
Mayonez
Zeytinyağı
Tuz, karabiber
Pizza baharatı ve bolca kekik
Fırın poşeti

Hazırlanışı:
1. Tavukların derilerini alın veya kasapta aldırın (ben öyle yapıyorum daha pratik oluyor). Kabuklarını soyduğunuz patatesleri ve biberleri iri iri doğrayın.
2. Tüm sos karışımını genişçe bir kapta iyice karıştırın. Sosa konan her şey göz kararı. Bolca baharat kullanın. Açık kırmızı renkli bir sos elde edeceksiniz.
3. Tavukları, patates ve biberleri sos ile güzelce harmanladıktan sonra tüm malzemeleri fırın poşetine koyun. Ben iki veya üç fırın poşeti kullanıyorum. Fırın poşetinin birkaç yerinde küçük delikler açın ve tavuğu önceden 180C derecede ısıtılmış fırında 1-1,5 saat kadar pişirin.

Pişme süresi fırından fırına farklılık gösteriyor. Fırının kapağını açmadan tavukların pişip pişmediğini kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Kuru patlıcanlar ve biberler annemin küçük bostanından...

Geçtiğimiz yaz Sivas'a gittiğimizde kayınvalidemin küçük bostanındaki patlıcanlar olmuştu. Hiçbirini koparmamış, bizim gelmemizi beklemiş. Patlıcanları oyduk, o da güneşin altında kurutmuş ve İstanbul'a gelirken bana da getirmiş. Bu patlıcanlar ve kırmızı biberler ile Antep usulü ekşili dolma hazırladım.
Dolma tarifini ve bir gece önceden açtığım mercimekli böreklerin tarifini yarın paylaşacağım.

Gününüz güzel geçsin...

Gecenin sürprizi: Limonlu parfe

5 Şubat 2014 Çarşamba

Beşamel Soslu Tavuk ve Pilav Yapmanı Püf Noktaları

Kepekli Pirinç Pilavı ve Beşamel Soslu Tavuk
Merhaba,

Bugün paylaşacağım tarifi yemeğe misafir çağırırsanız ve iki ayağınız bir pabuca girerse (ki benim genellikle öyle oluyor) B planı olarak devreye sokmanızı öneriyorum. Hem hazırlanışı çok kolay hem de çok lezzetli oluyor.

Malzemeler:
2 adet tavuk göğsü
1 kavanoz garnitür (taze sebzeler ile kendiniz de hazırlayabilirsiniz)
2 yemek kaşığı tereyağ, 2 yemek kaşığı sıvı yağ
4 yemek kaşığı un
Yeterli miktarda süt (yaklaşık 2 su bardağı)
Tuz ve karabiber
Bir su bardağı rendelenmiş kaşar

Hazırlanışı:

1. Tavukları isterseniz bütün olarak isterseniz küp küp doğradıktan sonra güzelce haşlayın. Ben tavukları düdüklü tencerede yaklaşık 30 dakika boyunca haşladım. Haşlanan tavukları didin ve küçük boy kare borcamın tabanına yayın.

2. Tavukların üzerine suyunu süzüp yıkadığınız garnitürü yayın.

3. Beşamel sosu hazırlamak için teflon tavaya tereyağı ve sıvı yağı koyup üzerine unu ekleyin. Unu yağ ile güzelce kavurduktan sonra yavaş yavaş sütü ilave etmeye başlayın. Sütü ilave ederken bir yandan da hiç durmadan karıştırmanız gerekiyor. Karıştırırsanız unlar topak topak olmaz. Bu yemeğin tek püf noktası bu! Muhallebi kıvamında bir karışım elde edene kadar azar azar süt eklemeniz gerekiyor. 

Son olarak karışıma göz kararı tuz ve karabiber ekleyin.

4. Garnitürün üzerine hazırladığınız beşamel sosu yayın, ardından rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin ve yemeğinizi önceden 180 C derecede ısıtılmış fırına verin ve kaşar peyniri kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun!

Fırından yeni çıkmış beşamel soslu tavuk...

Ben beşamel soslu tavuğun yanına kepekli pirinçten pilav yapmıştım. Beşamel soslu tavuk tarifinin ardından bonus olarak tane tane pilav yapmanın püf noktalarını da paylaşayım istedim zira pilav hem hazırlanışı en kolay olan yemeklerden biri hem de kıvamını tutturmak ustalık istiyor.

Tane Tane Pilav Yapmanın Püf Noktaları
Pilav yapmak için kullanılan üç farklı yöntem bulunuyor: kavurma, salma ve haşlama. Ben kavurma yöntemini tercih ediyorum, sizin de öyle yapmanızı öneririm. Püf noktalarımız ise şunlar:

- Ölçü pirincin cinsine göre farklılık gösterse de normalde ölçü bire bir buçuktur. Yani bir bardak pirinç için yaklaşık bir buçuk bardak su kullanmanız gerekiyor. Pirinci bir saat önceden tuzlu sıcak suya bastırın ve pilav hazırlarken tavuk suyu veya et suyu kullanmaya dikkat edin.

- Pirinci ister suda bekletin ister bekletmeyin pişirmeden önce soğuk su ile yıkayın ve nişastasının akmasını sağlayın ki pilavınız lapa olmasın.

- Yağ kullanırken yarı yarıya tereyağ ve sıvı yağ kullanırsanız hem pilavınız lezzetli olur hem de pirinç taneleri daha parlak görünür.

- Pilavın renginin beyaz olmasını istiyorsanız pişerken içerisine 1-2 damla limon suyu eklemeniz kâfi. Ben kepekli pirinç kullandığım için pilavım daha koyu renkli görünüyor.

- Pilav yaparken tencere seçimi de çok önemli. Çok derin olmayan yayvan ve teflon bir tencere kullanmalısınız. 

- Son olarak içerisine suyu eklemeden önce pirinci iyice kavurmanız gerekiyor. Bir diğer önemli husus da pilavı pişerken kesinlikle karıştırmamanız! Pilavı sürekli karıştırırsanız pirincin içerisindeki nişasta açığa çıkacağı için pilavınız lapa olur.

 - Pilavın piştiğini pirinçlerin göz göz olmasından anlayacaksınız. Pirinçler göz göz olmuş ise pilavınız hazır demektir altını kapatın ve mümkün ise delikli bir kaşık yardımıyla pilavınızı karıştırın ki buharı daha çabuk çıksın. Pilavın üzerine kâğıt peçete veya temiz bir havlu örtün ve demlenmeye bırakın.

- Pirinçler tam olarak pişmedi ise pilavın içerisine bir miktar kaynar su ekleyip pilavı bir müddet daha pişirebilirsiniz.

Ben ilk kez pirinç almak için markete gittiğimde pirinç çeşitlerini görüp epey şaşırmıştım. "Pirincin de bu kadar çeşidi olur muymuş?" demiştim kendi kendime, oluyormuş. Yazımın sonunda pirinç çeşitleri hakkında kısaca bir şeyler paylaşmak istedim zira kullandığınız pirincin cinsine göre pilavınızın tadı ve kullanacağınız su miktarları değişiklik gösterecektir:

Basmati Pirinci: Dünyada pirincin prensesi olarak kabul gören Basmati pirinci, Himalaya Dağları'nın eteklerinde konuşlanan topraklarda sınırlı sayıda imal edilmektedir. Dolayısıyla fiyatı da çok daha yüksek. En önemli özelliği pişirildikten sonra kendi boyunun iki katı kadar uzaması ve kavrulmuş fındığı andıran bir kokusunun olması. Bu pirinçten pilav yapacaksanız ölçü bire iki (bir bardak pirinç için iki bardak su).

Jasmine Pirinç: Jasmine, beyaz ve uzun taneli bir pirinç türü. Kendine has bir kokusu ve hafif şekerli bir tadı var, Tayland'ın en önemli ürünlerinden biri. Pilav için ölçü bire iki.

Calrose Pirinç: Adından anlaşılacağı üzere Amerika'nın Californiya bölgesinden ithal edilen bir pirinç türü Calrose. Sıkça tercih edilmemesinin ve fiyatının tuzlu olmasının sebebi su çekme oranının sabit olması ve tekrar ısıtıldıktan sonra kırılmaması.

Osmancık Pirinç: Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen ve 2000 yılından sonra ekimi yapılan, ilk Türkiye menşeli pirinç.

Baldo Pirinç: Daha tombul ve lezzetli olan pirinç türü. Ben pilav pişirirken baldo ve kepekli pirinç tercih ediyorum. Pirinç alırken geldiği yörenin yanı sıra nem tutma oranına, farklı pirinç türlerinin karıştırılıp karıştırılmadığına ve kırık taneli olup olmadığına dikkat etmeniz gerekiyor. Pirincin nem tutma oranı %14'ün altında olmalıdır.

Karıştırılmış ve rutubetli pirinçten yapılan pilav genellikle lapa lapa olur. Dolayısıyla pilavınızın lapa olması sizin maharetiniz kadar elinizdeki pirince de bağlı. Çinlilerin dediği gibi "Gelin ne kadar hamarat olursa olsun pirinç yoksa pilav yapamaz". 

Kepekli Pirinç: Kepekli pirinç, çeltiğin kavuzlama tekniğine uygun olarak soyulması sonucu elde edilir. Başka bir ifadeyle kepek pirincin üzerinde muhafaza edilir. Her cins pirinçten kepekli pirinç üretilebilir, ancak baldo pirinçten üretilen kepekli pirinci tercih etmenizi öneririm.

Sevgiler,
Puku





23 Ocak 2014 Perşembe

Güveçte Mantarlı Et Sote


Ofiste saatler beşi geçtikten sonra karnınız acıkır ve umutsuzca yemek bloglarında gezinir, karnınızı doyurmasa da gözünüzü doyuracak bir şeyler ararsınız... İşte bu tarif böyle bir anda karşıma çıktı, benim de katkılarımla son halini aldı.

Akşam üzeri yolumu biraz uzatıp birkaç kapya biber biraz da mantar almaya gittim. Çocukluğumda babam pazar dönüşlerinde "çıntar" dediğimiz etli mantarlardan getirirdi, annem de kavurmasını yapardı. Çıntar mantarı Akdeniz ile Ege bölgelerinde yetişen yabani bir mantar türü olduğu için İstanbul'da bunlardan bulmak neredeyse imkansız, bulduğunuz mantarların da zehirli olup olmadığını anlamanız zor. O yüzden kültür mantarıyla idare etmek zorunda kaldım. Oradan buradan topladığım tariflere mantar ekledim ve ortaya güveçte mantarlı et sote çıktı.

Not: Aklınızda bulunsun; olur da bir yerlerde çıntar mantarına rastlarsanız tereddüt etmeden alın ve kavurmasını yapın. Çocukluğumda yediğim çıntar kavurmasının tadı hala damağımda... Tadarsanız siz de ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Malzemeler

300 gram kuşbaşı et (az yağlı dana eti)
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 adet orta boy soğan
1 adet yeşil biber
1 adet kapya biber
1 adet orta boy domates
1 yemek kaşığı tatlı toz biber
2 yemek kaşığı domates salçası
200 gram mantar
Tuz ve karabiber
Üzeri için rendelenmiş kaşar

Yapılışı

1. Et yemekleri hazırlarken öncelikle eti düdüklü tencerede 15 dakika kadar kaynatmanız gerekiyor. Ben kırmızı eti lokum kıvamında seviyorum ve Tefal'in düdüklü tenceresini kullanıyorum. Duyduğuma göre Fissler'in düdüklü tenceresi hem eti hem de diğer yemekleri çok daha hızlı pişiriyormuş, o yüzden kendi  düdüklü tencerenizi ve damak zevkinizi esas almanızı öneririm. Eti haşlarken içerisine içme suyu koyuyorum ve sonrasında bu suyu et suyu olarak kullanıyorum.

2. Etler haşlanırken bir yandan soğanı, kapya biberi ve kırmızı biberi küçük küçük doğrayın. Bunları aynı tabağa alabilirsiniz zira hepsi birlikte pişecek. Mantarları da saplarını çıkarıp güzelce yıkadıktan sonra ortadan ikiye bölüp jülyen doğrayın. Mantarların kabuklarını soymanıza gerek yok, ancak çok iyi yıkamanız şart. Son olarak bir adet orta veya büyük boy domatesin kabuğunu soyup, domatesi küp küp doğrayın.

3. Haşlanan etleri suyundan ayırıp ayrı bir kaba, et suyunu da başka bir kaba alın. Düdüklü tencerenizin içerisine 3 yemek kaşığı sıvı yağ koyun, ardından doğramış olduğunuz soğanı ve biberleri ilave edip pişirmeye başlayın. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurmanız gerekiyor. Ardından mantarları, toz kırmızı biberi ve salçayı ilave edip karıştırarak kavurmaya devam edin.

4. Son olarak doğramış olduğunuz domatesleri ilave edin. Bir de göz kararı tuz ve karabiber ekleyip düdüklü tencerenin ağzını kapatın ve yaklaşık 10 dakika kadar pişirin (Tefal kullananlar için 2. programda/yoğun programda).

5. Yemek ocakta pişerken fırınınızı açıp 180 dereceye ayarlayın. Yemeği küçük kiremit güveç kaplarına paylaştırın ve fırına verin. Arzu ederseniz üzerlerine rendelenmiş kaşar ilave edebilirsiniz. Yemeği fırında 10 dakika kadar bekletmeniz yeterli olacaktır. Kaşar ilave ettiyseniz kaşar kızarana kadar bekleyin.

Afiyet olsun!



12 Ocak 2014 Pazar

Hünkar Beğendi




Merhaba,

Hafta içi çok yoğun çalıştığım ve akşamları kendime zaman ayırmaya bile vaktim kalmadığı için ne zamandır paylaşmak isteyip de paylaşamadığım hünkâr beğendi tarifi bugüne kısmet oldu. Patlıcan yemekleriyle aram hiç de iyi olmamasına rağmen en sevdiğim yemek hünkâr beğendi, yapmayı ilk öğrendiğim yemeklerden biri de bu. 

Siz de ilk kez deneyecekseniz, hiç telaş yapmayın. Düdüklü tencereler ve buharda pişirme aparatları sayesinde pişiremeyeceğiniz yemek yok!

Şimdi derin bir nefes alın ve mutfakta hazırlıklar başlasın...

Malzemeler
3 yemek kaşığı sıvıyağ (ayçiçek veya mısır özü)
250 gr kuşbaşı dana eti
1 adet orta boy soğan
2-3 diş sarmısak
Tatlı toz biber
2 yemek kaşığı salça
Yaklaşık 1,5 su bardağı su
Tuz ve karabiber

Beğendi için;
4 yemek kaşığı un
3 adet orta boy patlıcan
2 yemek kaşığı tereyağı
Aldığı kadar süt
Tuz ve karabiber

Yapılışı
1. Öncelikle patlıcanları soyup, küp küp doğrayın ve bir kase tuzlu suyun içerisinde yarım saat kadar bekletin.
Ardından kuşbaşı eti yıkayıp düdüklü tencereye yerleştirin, etin içerisine 1,5 su bardağı (etin üstünü örtecek kadar) içme suyu ilave edin. 

2. Düdüklü tencerenizin buharda pişirme aparatı var ise küp küp doğradığınız patlıcanları onun üzerine yerleştirip etlerin buharında pişmeye bırakın. Buharda pişirme aparatınız yok ise patlıcanları ocağın üzerinde közlemeniz, ardından kabuklarını soymanız gerekecek.

3. Haşlanmış etleri, patlıcanları ve et suyunu ayrı ayrı kaplara alın. Haşlanmış patlıcanları rondodan geçirin ve beklemeye bırakın.

4. Eş zamanlı olarak soğanı soyup küp küp doğrayın. Boşalttığınız düdüklü tencerenin içerisine yaklaşık 3 kaşık sıvıyağ koyun, daha sonra da küp küp doğranmış soğanlar ile sarmısakları ilave edin. Soğanları pembeleşinceye kadar soteleyin. Bu sırada soğanların üzerine yaklaşık 1 yemek kaşığı tatlı biber tozunu ve 2 kaşık domates salçasını ilave edin. Soğanları güzelce pişirdikten sonra etleri ve suyu ekleyip pişirin. Kapağı kapatmadan önce göz kararı tuz ve karabiber (2 tatlı kaşığı tuz ve 1 tatlı kaşığı karabiber) eklemeyi unutmayın.

Etleri düdüklü tencerede 15 dakika kadar pişirin. Düdüklü tencerede pişirilen yemekler için kesin bir süre vermek neredeyse imkansız zira pişirme süreleri markadan markaya değişiklik gösteriyor. Ben Tefal'in Acticook düdüklü tenceresini kullanıyorum ve etlerin lokum kıvamında olması için 17-18 dakika pişiriyorum.

5. Etler pişerken teflon bir tavaya 2 yemek kaşığı tereyağı koyup yağı eritin. Yağ eridikten sonra içerisine 4 yemek kaşığı un ekleyin ve unu güzelce kavurun. Un kavrulduktan sonra yavaş yavaş sütü eklemeye başlayın. 

Püf Noktası!: Sütün yavaş yavaş ilave edilmesi ve beğendinin sürekli olarak karıştırılması gerekiyor.

6. Muhallebi kıvamında bir karışım elde edene kadar süt ilave edin. Ben yaklaşık bir bardak süt kullanıyorum. Ardından karışıma tuz ve karabiber ile rondodan geçirmiş olduğunuz patlıcanları ilave edin. Beğendiyi bir süre daha pişirdikten sonra altını kapatın.

Afiyet olsun!




30 Kasım 2013 Cumartesi

Fırında Karnıyarık


Malzemeler

- 6 adet orta boy patlıcan
- 300 gr. az yağlı kıyma
- 1 adet büyük boy veya 2 adet orta boy soğan
- 3-4 diş sarmısak
- 1 su bardağı ay çiçek yağı (patlıcanları kızartmak için)
- 3 yemek kaşığı sıvı yağ (yemeğin harcı için)
- 5 adet orta boy domates (4’ü harç için, 1’i süsleme için)
- 1 yemek kaşığı tatlı kırmızı biber
- 5-6 adet sivri biber
- 3 yemek kaşığı salça (2 yemek kaşığı harcı için, 1 yemek kaşığı da sosu için)
- 2-3 yemek kaşığı tuz (Patlıcanları ıslamak için)
- Tuz, karabiber (Harç için)
- Et suyu

Yapılışı

İlk olarak patlıcanların saplarını kısaltın. Patlıcanları alacalı alacalı soyduktan sonra ortalarını boydan boya çizin. Patlıcanları alttan delmemeye özen gösterin. Ardından bir kaba bolca su koyup suya 2-3 yemek kaşığı tuz ilave ettikten sonra patlıcanları yaklaşık yarım saat dinlenmek üzere suya bırakın.

Patlıcanları kararmamaları için tuzlu suda beklettikten sonra yıkayın, bir peçete yardımıyla kurulayın ve bir bardak ay çiçek yağında renkleri değişip patlıcanlar tamamen yumuşayıncaya kadar kızartın.

Bu sırada 2-3 yemek kaşığı ay çiçek yağını bir tavaya alın. Soğanı ve sarmısağı küp küp doğradıktan sonra tavada pembeleşene kadar kavurun. Ardından kıymayı soğan ve sarmısağa ilave edin ve kıyma bir kez suyunu salıp yeniden çekene kadar kavurun.
Dört adet orta boy domatesi küp küp doğrayın. Kıymalı karışımın içerisine önce 2 yemek kaşığı salçayı ve 1 yemek kaşığı yemeklik tatlı kırmızı biberi ilave edin. Arından küp küp doğramış olduğunuz domatesleri harca ilave edip domatesler suyunu çekene kadar karıştırarak pişirin. Ardından harca tuz ve karabiber ekleyin.

Kızarmış olan patlıcanları bir peçetenin üzerine alıp yağlarını süzün. Ardından patlıcanları büyükçe bir tepsiye veya borcama alıp ortalarını bir maşa veya çatal yardımıyla açın.
Hazırlamış olduğunuz harcı patlıcanların içine doldurun, üzerine yuvarlak yuvarlak kestiğiniz domatesleri, en üste de tavada hafifçe kızarttığınız biberleri yerleştirin.

Son olarak bir bardak kaynamış suya 1 yemek kaşığı salçayı ve et suyunu ilave edip homojen bir karışım elde edene kadar karıştırın. Bu karışımı tepsinin kenarından dökün (doğrudan patlıcanların üzerine boca etmeyin) ve karnıyarıkları önceden ısıtılmış fırında (180 derece) 25-30 dakika pişirin.

Not: Ben karnıyarık yaptığımda yanında muhakkak pirinç pilavı yapar, yanında yoğurtla ikram ederim. Karnıyarık ve pilav birbirine yakışan bir ikili, sizin de öyle yapmanızı tavsiye ederim.

Afiyet olsun!

Napoli’den Sofralarımıza Gelen Lezzet: Lazanya!



Tadı damaklardan silinmeyen bir İtalyan tarifi olan lazanyanın tarihi de en az lezzeti kadar görkemli. Lazanya kelimesinin Yunancadaki “lasagnum” sözcüğünden türediği varsayılıyor. Bu sözcük “kap, nihale” gibi anlamlara geliyor. Bir zamanlar lazanyanın pişirildiği kaba bu ad verilirken, bir dönem “lasagnum” ifadesi pişirilen yemeğin kabıyla birlikte servis edilmesi anlamında kullanılmış. Sonraları bizim bugün “lazanya” (lasagna) olarak adlandırdığımız bu leziz yemek bu ad ile anılır olmuş. Okuduklarımdan yola çıkarak lazanyanın uzun yolculuğunun kısa tarifi böyle…
Günümüzde lazanya yalnızca İtalyanlar değil, dünyanın dört bir köşesinden yüz binlerce kişi tarafından sevilen ve beğenilerek tüketilen bir yemek. Üstelik yapımı da oldukça kolay. Lazanyanın hasını tadabileceğiniz bölge Napoli bölgesi, ancak bu lezzeti sofralarınıza taşımanız da pekala mümkün. İşte tarifi;

Malzemeler

Harcı için;

8 yaprak lazanya
300 gr kıyma
2-3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 büyük boy veya 2 orta boy soğan
2-3 diş sarmısak
1 adet havuç (rendelenmiş)
1 adet kapya biber
2 adet domates
Tuz, karabiber, tatlı toz kırmızı biber
2 yemek kaşığı domates salçası
Beşamel sos için
8 yemek kaşığı un
5 yemek kaşığı tereyağı
Aldığı kadar süt
Tuz ve karabiber

Üzeri için;

Kaşar peyniri veya parmesan

Yapılışı

Ben öncelikle kıymalı harcı hazırlayarak işe koyuldum, zira beşamel sosumuzun sıcak olması gerekiyor. İlk olarak 3 yemek kaşığı sıvı yağı, küp küp doğranmış soğanları ve sarımsağı bir tavaya alıp kavurun. Ardından rendelenmiş havuçları, küp küp doğranmış kapya biberi ve kıymayı ilave edin. Salçayı ve tatlı toz kırmızı biberi bu karışıma ekledikten sonra kıymanın rengi değişene kadar güzelce kavurun.

Daha sonra domateslerin kabuklarını soyup, küp küp doğrayın ve kıymalı karışıma ilave edin. Domatesleri ilave ettikten sonra harcı domatesler suyunu tamamen çekene kadar kısık ateşte kavurun. Son olarak harca tuzu ve karabiberi ilave edin.
Not: Dilerseniz harca rendelenmiş kereviz ve muskat ilave edebilirsiniz, ancak ben tercih etmiyorum.
Beşamel sos için tereyağını bir tencereye alıp eritin, ardından unu ilave edip un helvası yapar gibi güzelce kavurun. Daha sonra yavaş yavaş sütü ilave edin. Sütün çok soğuk olmaması gerekiyor. Bir de karışımımız ne kadar süt alır tam olarak kestirmek zor olduğundan sütü azar azar ilave etmek önemli. Sütü ilave ederken sosu sürekli olarak karıştırmayı ihmal etmeyin. Yoksa sosunuz topaklanır.

Muhallebi kıvamında bir karışım elde ettikten sonra tuzu ve karabiberi ilave edin.


Püf Noktaları!

- Süt soğuk olmamalı ve unun üzerine boca edilmemeli, yavaş yavaş ilave edilmeli.
- Bu esnada sos kesintisiz olarak karıştırılmalı.
- Sos mümkünse teflon tavada ve kısık ateşte pişirilmeli.
- Tuz ve karabiber en son ilave edilmeli.

Ben dört kişilik lazanya yaptığım için kare bir borcam kullandım, iki yaprak lazanya (Barilla’nın lazanyası satılıyor, onu kullanabilirsiniz. Lazanya yapraklarını kaynatmanıza hiç gerek yok!) yan yana kare borcama tam geldi.
Her şey hazır olduktan sonra borcama iki yaprak lazanya yerleştirip üzerine beşamel sos ve kıymalı harçtan ekleyin. Bu işlemi dört kez tekrarladıktan sonra lazanyayı 180 derecede önceden ısıtılmış fırına verin.
Beşamel sosun üzeri iyice kızarana kadar lazanyayı pişirdikten sonra, borcamı fırından çıkarın ve en üste ince ince doğranmış kaşarları veya rendelenmiş parmesan peynirini yayın. Kaşar peynirinin üzeri iyice kızardıktan sonra lazanyanızı fırından çıkarın.
Ben lazanyamı bolca yeşil salata, içi peynirle doldurulmuş jalapeno biber ve kurutulmuş domates eşliğinde ikram ettim. Size de tavsiye ederim.

Afiyet olsun!

Not: Orijinal lazanya parmesan ile pişirilir, ancak evde kaşar peyniri olduğu için onu kullandım. Siz parmesan ilave ederseniz tarif çok daha lezzetli olacaktır.