ZEYTİNYAĞLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZEYTİNYAĞLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2014 Çarşamba

Zeytinyağlı Enginar


Merhaba,

Bloğumu çok uzun zamandır ihmal ettiğimin farkındayım. İstanbul'da yaşayanlar bilir, akşam yemeğinden sonra koltuğa boylu boyunca uzanınca bazen kolunuzu kaldırmak gelmiyor içinizden... Ben de böyle bir iki haftayı devirdikten sonra vakit bu vakittir dedim ve yeniden bilgisayarın başına oturdum.

Bugün sizlere vereceğim tarif "zeytinyağlı ve garnitürlü enginar". Tarifi sevgili dostum Aslı'dan aldım. Enginarı oldum olası çok severim ancak pişirmekten biraz çekiniyordum açıkçası, bugüne kısmetmiş.

Malzemeler
6 adet enginar dilimi
1 su bardağı bezelye
1 adet orta boy havuç
1 adet orta boy patates
Riviera zeytinyağı
Bir avuç ince kıyılmış dereotu
1 adet orta boy soğan
1 çay kaşığı un
Tuz ve şeker
Yarım limonun suyu (Enginarları ovmak için ayrıca limon gerekiyor)

Hazırlanışı
1. İlk olarak enginar dilimlerini limonla güzelce ovun ve limonlu suyun içinde beklemeye bırakın.

2. Soğanı, havucu ve patatesi küp küp doğrayın. 

3. Bezelyeleri ayrı bir tencerede çok az haşlayın. Tamamen yumuşamasınlar ancak azıcık haşlansınlar. Bezelyeleri enginarla birlikte haşlarsanız enginarın suyunu karartıyorlarmış.

4. Genişçe bir tencereye (pilav tenceresi gibi) soğanı ve zeytinyağını ekleyin. Çok az kavurun. Patates ve havucu da ekleyip tümünü bir miktar kavurun.

5. Bezelyeleri ve enginar dilimlerini de aynı tencereye ilave edin. Enginarları garnitürler üzerindeyken pişirmenize hiç gerek yok, aynı tencerede pişmeleri ve birbirlerinin lezzetini almaları yeterli.

6. Un, şeker ve tuzu serpiştirin, daha sonra enginarların üzerini örtecek kadar kaynar su ilave edin. Yarım limonun suyunu da ekleyip tencerenin kapağını kapatın. 

7. Bir 10 dakika kadar yüksek ısıda kaynadıktan sonra tencerenin altını kısın ve 10 dakika da kısık ateşte pişirin.

8. Tencerenin altını kapattıktan sonra üzerini alüminyum folyo ile kaplayın ve enginarları bir süre de kendi buharında pişmeye bırakın.

9. Servis etmeden önce garnitürü enginar dilimlerinin üzerine yerleştirin, her birini dereotu ile süsleyin ve damak tadınıza göre soğuk veya ılık olarak servis edin.

Not: Dilerseniz hazır garnitür de kullanabilirsiniz. Bu durumda soğanları kavurduktan sonra garnitürü ilave edip soğanları bir müddet de garnitürle birlikte kavurun.

Afiyet olsun!



23 Şubat 2014 Pazar

Kumluca Usulü Yaprak Sarma



Merhaba,

Bu tarifi vermeden önce onu neden "Kumluca usulü" diye adlandırdığımı anlatmalı ve Kumluca'dan kısaca bahsetmeliyim.

Kumluca, Antalya'nın güneyinde konuşlanan ilçelerinden biri. Birçoklarınız bu ilçenin adını daha önce duymamış olabilirsiniz; turistik açıdan Finike kadar gelişmiş değildir ancak Türkiye'nin boğazından geçen iki domatesten biri bu ilçede yetişir. 

Bununla da kalmaz Olympos ve Adrasan gibi hemen hemen herkesin en az bir yaz tatilini geçirmiş olduğu birçok turistik yer Kumluca'ya bağlıdır. Pek iyi değerlendirilmemiş olsa da Antalya'nın en uzun sahil şeridi de yine bu ilçenin sınırları içerisinde yer alır.

Benim için ise bambaşka bir önemi var bu ilçenin. Babam bu ilçenin köylerinden birinde doğmuş ve büyümüş. Dedem, onun babası ve diğerleri de... Bu toprakları sürmüş, bu topraklarda yetişen mahsul ile karınlarını doyurmuşlar nesiller boyu. Ben de bu güzel sahil kasabasında doğdum, lise ve üniversite eğitimim için ayrılana dek de burada büyüdüm.

Benim için Kumluca; ilçeye girer girmez beni karşılayan dev domates heykeli ve burnuma dolan mis gibi portakal çiçeği kokusu demek. Daha da önemlisi ailem ve evim, babaannemin yemekleri ve çocukluğumda sek sek oynadığım sokaklar demek. Stüdyo Yaşar, bisikletçi şeytan, Gödene yolu, Karatepe, deve güreşleri, yörük göçü, deniz obaları, Başak Pastahanesi, Cumhuriyet Meydanı, Hasırlı Kahve ve daha niceleri demek...

Uzun lafın kısası Kumluca her zaman özlem duyduğum, yılda bir kez de olsa görmeyi iple çektiğim memleketim. Hal böyle olunca babaannemden öğrendiğim tariflerden birini paylaşmasam ayıp olurdu. Babaannemin en sevdiğim yemeklerinden biri olan Kumluca usulü yaprak sarma ile başlamak istedim.
Umarım siz de beğenirsiniz.

Kumluca usulü yaprak sarmasının farkı, zeytinyağı ile pişirilmesine rağmen salça ve çok sayıda farklı baharat içermesi. 

Not: Kumluca Akdeniz kıyılarında yer alan bir yerleşim bölgesi olsa da yemeklerde bolca salça, et, baharat ve tereyağ kullanılıyor.



Malzemeler
Yarım kilo salamura yaprak
2 adet orta boy soğan
1 demet maydonoz
İsteğe göre bir miktar taze nane
2 adet orta boy domates
Tuz, karabiber
Kimyon, tarçın, yenibahar
Tatlı toz kırmızı biber
2 avuç kuru üzüm
2 kupa dolusu pirinç
Salça
Zeytinyağı ve limon

Hazırlanışı
1. Salamura yaprakları sıcak suda bir süre bekletin ki sarmanız çok tuzlu olmasın. Bu sırada pirincinizi yıkayın ve bir süre tuzlu suda bekletin.

2. Soğanları ince ince doğrayın. Soğanları birkaç kaşık riviera zeytinyağı, bir yemek kaşığı tatlı toz kırmızı biber ve iki kaşık salça ile güzelce kavurun. Bu sırada domatesleri soyup küp küp doğrayın ve tencereye ilave edin. Domatesler suyunu hafif çekene kadar karıştırarak pişirin.

3. Ardından pirinçleri ekleyin ve malzemeler ile birlikte karıştırarak kavurun. Son olarak maydonozu ve taze nane yapraklarını kıyıp dolma içine ekleyin.

4. Kuru üzümleri kaynar suda 15 dakika kadar bekletin, sürdükten sonra bir kez daha durulayın. Ocağın altını kapattıktan sonra tuzu, karabiberi, kuru üzümleri ve diğer baharatları göz kararı ekleyin.

5. Dolmanın içini soğumaya bırakın, soğuduktan sonra parmak kalınlığında sarın ve sarmaları altına bir kat yaprak serdiğiniz teflon tencereye dizin.

6. Tencereye dizdiğiniz sarmaların üzerine bir tabak kapatın. Bir limonun suyunu salçalı su ile karıştırıp tabağın üzerinden yavaşça dökün. Tüm sarmaların üzeri örtülecek kadar su ilave edin ve sarmaları kısık ateşte pişirin.

Afiyet olsun!

Sarmalar pişmeye hazır...


6 Şubat 2014 Perşembe

Portakallı Kereviz


Merhaba,

Bugün sizlere çok hafif ve oldukça sağlıklı bir tarif vereceğim. Bu tarifi ilk kez halamdan öğrenmiştim, sonrasında aynı evi paylaştığım kuzenimle de sık sık pişirdik ve severek tükettik. Dün akşam ilk kez eşim için pişirdim, kendisi eskiden kereviz ile yapılan yemekleri pek sevmiyormuş; ancak sık sık yaptığım kereviz salatasını severek yiyor. Portakallı kerevize de bayıldı.

Bu tarifi yazmakla yazmamak arasında gidip geldim, fazla basit kaçar diye endişe ettim. Ancak mutfağa ilk kez adım atanlar ve yemek pişirmeyi yeni öğrenenler veya sağlıklı alternatifler arayanlar olabilir diye düşündüm. 

Malzemeler:
1 adet orta boy soğan
1 adet orta boy kereviz
1 adet küçük boy patates
2 adet orta boy havuç
2-3 kaşık zeytinyağı
3 adet portakal
Bir miktar su
Tuz ve şeker

Hazırlanışı:
1. Soğanları küp küp doğrayın. Havuçları da yuvarlak yuvarlak doğrayın ve zeytinyağı ile birlikte düdüklü tencerede kavurun. Ben havuçların kenarlarını üçgen üçgen kesip oydum ve onlara çiçek biçimi vermeye çalıştım :) 

2. Soğanları havuçlarla birlikte kavurduktan sonra patates ve kerevizi iri iri doğrayıp tencereye ekleyin. Kerevizin saplarını da eklemeyi ihmal etmeyin, çok faydalılar!

3. Bu esnada portakalların suyunu sıkın ve yemeğin üzerine dökün. Sebzelerin üzerini örtecek şekilde göz kararı su ilave ettikten sonra biraz tuz serpin birkaç adet de küp şeker ekleyin.

4. Düdüklü tencerenizin kapağını kapatın ve yaklaşık 10-15 dakika pişirin. Sebzelerin pişme süresi düdüklü tencerenizin türüne göre değişiklik gösterecektir.

Afiyet olsun!

Çiçek şeklinde dilimlediğim havuçlar...

Kerevizim servise hazır!