SOFRALARIMIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOFRALARIMIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2015 Cuma

Yılbaşı Soframız - 2015


Merhaba,
Dostlarımızın yanımızda oldukları, soframızın şen olduğu çok güzel bir akşamla 2015'e merhaba dedik... Ben de masanın muhtelif saldırılardan önceki halini elimden geldiğince fotoğraflamaya çalıştım :) 
Yılbaşı akşamı Münevver ve Barış'ın evine davetliydik. Münü her zamanki gibi muhteşem bir sofra hazırlamak için kolları sıvamıştı, fakat bu kez küçük iki yardımcısı vardı: Ece ve Ada :) Arkadaş grubumuzun en minikleri, en çok özlediklerimiz... Kendileri aramıza bundan altı önce katıldılar ve vaktinden biraz önce katılarak bizleri epey korkutmuşlardı. 
Doğumlarından bir ay kadar sonra Serkan bir yolunu bulup iş gezisi için Hatay taraflarına geçmeye karar verince ben de durur muyum Cuma akşamına biletimi aldım. Tarifi mümkün olmayan bir stres yaşayarak İstanbul trafiğinde geçirilen bir dört saatin ardından uçağın kalkmasına beş dakika kadar kala (şarjı bitmek üzere olan telefonumdan) elektronik biletimi okutarak ve pek de el bagajına benzer yanı olmayan valizimi elime alarak uçağa binmeyi başardım :)

Bu yolculuğun en güzel hatıralardan birinin başlangıcı olacağını bilemezdim tabii o saatlerde...
Sonra Ece ve Ada ile tanıştım; çok kısa bir süreyi birlikte geçirmemize rağmen İstanbul'a döner dönmez ziyaretimize gelecekleri günü beklemeye başladım. Yılbaşında en önemli misafirlerimiz onlardı... İyi ki geldiler. Onlar sayesinde (Cansel, Aykut ve diğer dostlarımızı da unutmamak lazım tabii) unutulmaz bir yılbaşı gecesi geçirdik.

Ece ve Ada cicileri :)
Ece ile Ada'cığı öpmelere koklamalara doyamadan geçirdik yılbaşı akşamını... Birkaç fire versek de birçok dostumuz yanımızdaydı.
Dileğim her yeni yıla daha da kalabalıklaşarak; ancak aynı dostluğu, muhabbeti ve neşeyi koruyarak girmemiz...

Münü'ye destek kuvveti olarak ben de o akşam bir şeyler hazırladım: 
Tarifini daha önce vermiş olduğum üç renkli salata, Çerkez tavuğu ve akıtma... (Akıtma tarifini ablamdan aldığım bir Akşehir tatlısı, tarifini ilerleyen günlerde paylaşacağım.)

Üç Renkli Salata

Çerkez Tavuğu

Akıtma
Bugün Çerkez tavuğunun tarifini vereceğim. Hem yapımı çok kolay (tabii iyi bir rondonuz var ise) hem de çok lezzetli oluyor ve ben birçok sofraya yakıştırıyorum.

Çerkez Tavuğu
Malzemeler:
2 adet tavuk göğsü
4 dilim kuru ekmeğin içi
Bol miktarda yoğurt
2-3 yemek kaşığı mayonez 
Bol miktarda sarımsak
1 su bardağı kadar dövülmüş ceviz içi
Tuz

Hazırlanışı
1. Tavuk göğüslerini tel tel ayrılacak kıvama gelene kadar haşlayın. Tavukları haşlarken içme suyu kullanmaya dikkat edin zira bu sudan Çerkez tavuğuna da ekleyeceğiz.
2. Haşladığınız tavukları ayıklayıp küçük parçalara ayırın ve diğer malzemeler ile birlikte rondodan geçirin. Homojen bir püre elde edene kadar malzemeleri rondodan geçirmeye devam edin. Hazırladığınız karışımın kıvamına göre içerisine tavukları haşladığınız sudan ilave edebilirsiniz.
Benim kullandığım yoğurt annem ile evde yaptığımız yoğurt olduğu için epey suluydu, ben tavuk suyu eklemedim.
3. Hazırladığınız Çerkez tavuğunu servis tabağına aldıktan sonra ayrı bir sos tenceresinde birkaç kaşık tereyağını pulbiber ile eritip üzerine gezdirebilirsiniz. 

Münü yılbaşı akşamı için birbirinden leziz mezeler, salatalar ve yemekler hazırlamıştı. Fırında hindi, kestaneli iç pilav, havuç-kabak-kerevizli salata, börülce salatası, Rus salatası, pancarlı yoğurtlu salata, közlenmiş patlıcan salatası, yaprak sarması, lahana sarması ve herkesin son dilimi için kapıştığı vişneli ve likörlü çikolatalı pay bunlardan birkaçı...
Ellerine sağlık Münücüm. Bizlere kapılarını sonuna kadar açtığınız ve bizi günlerce misafir ettiğiniz evinizin sıcaklık, bereket ve huzur ile dolması dileklerimle...

Sevgiler, 
Puku


21 Mayıs 2014 Çarşamba

Mavi Softam...


Mavi bir kuş kondu masamıza...
Herkese Merhaba,
Yazın gelmekte olduğunu iyiden iyiye hissettiğimiz şu günlerde ve yeni işime başlamadan önce dostlarımızın en azından bir kısmı tek bir çatı altında toplamak ve onlar için elimden geldiğince bir şeyler hazırlamak istedim. Müstakbel güzel anne Aslım Aslım, Aykut ve diğer güzel anne Cansel aramızda değillerdi; gönül isterdi ki onlar da bu güzel akşamda masamızı renklendirsinler... Canım dostum Antalya'dan döner dönmez, Aykut ve Cansel de İstanbul'a gelir gelmez onlar için birer masa daha kuracağım. Bu konuda kendime söz verdim.

Yeşil mercimekli açma börekler
Masayı süslerken deniz kabuğu süslemeli mavi mumluklar ve mavi bir kuşun gelip konduğu işlemeli runner'ımı kullandım. Gelelim menümüze... Havalar iyiden iyiye ısındığı için çorba yapmadım ki hazırladığım soğuklar ve yemekler tüketilsin. İyi ki de çorba yapmamışım.

Menüm
Skordalya
Kuru patlıcan ve biber dolması
Yeşil mercimekli açma börek
Mevsim salatası
Fırında soslu tavuk ve patates
Pirinç pilavı
Çilekler eşliğinde ikram ettiğim limonlu parfe

Not: Limonlu parfenin tarifini daha önce vermiştim, ancak bu kez farklı bir sunum hazırladım. Böylece daha önce yaşadığım azizliği yaşamadım :) Bir gece önceden hazırladığım parfeyi silikon muffin kalıplarına döktüm, bir gece buzlukta beklettim. Sonuçtan çok memnun kaldım. Siz de bu tarifi denerseniz silikon kalıp kullanın.

Unutulmaya yüz tutmuş bir Rum mezesi: Skordalya

Masamızın genel görünümü
Gelelim skordalyanın tarifine. İsminin bu kadar zor telaffuz edildiğine bakmayın, skordalya hazırlamak çok kolay. Zamanım az ise ve hafif bir meze hazırlamak istersem hemen bu tarife başvuruyorum. İnternet üzerinde yaptığım araştırmalar bana çok farklı skordalya tariflerinin olduğunu gösterdi. Bizans'ın "skordalyası" "tarator" adını alıp midye tavayı süslemiş uzun yıllar boyunca. Bahsini ettiğim skordalya tarifinin içerisinde ekmek içi de var. Benim hazırladığımda ise yalnızca haşlanmış patates, baharat ve limon suyu veya sarımsak kullanılıyor.

Ben 5-6 adet patatesin kabuklarını soydum ve patatesleri güzelce haşladım.
Püre haline getirdiğim patatesin içerisinde damak zevkime göre limon suyu, zeytinyağı, karabiber ve tuz ekledim.
Baharat, limon suyu, tuz ve karabiber ile harmanladığım patates püresini yağlanmış baton kek kalıbına döktüm. Bu karışımı soğuması için dışarıda beklettikten sonra buzdolabına kaldırdım.
Servis sırasında üzerine sarımsaklı yoğurt döktüm, pul biber ve nane serptim.
Yiyenler çok beğendiler, ben de muradıma erdim :)

Masamızın yukarıdan görünümü...
Gelelim ana yemeğimizin tarifine. Annem yemeğe konuklarımız olduğunda sık sık fırında soslu tavuk pişirirdi, annemin tarifini arkadaşım Tülay'dan aldığım tarifle karıştırdım. Tarifimiz şöyle (her şey göz kararı)

Malzemeler:
8 adet tavuk budu
5 adet patates
3 adet yeşil biber
3 adet kırmızı biber
Yoğurt
Salça
Mayonez
Zeytinyağı
Tuz, karabiber
Pizza baharatı ve bolca kekik
Fırın poşeti

Hazırlanışı:
1. Tavukların derilerini alın veya kasapta aldırın (ben öyle yapıyorum daha pratik oluyor). Kabuklarını soyduğunuz patatesleri ve biberleri iri iri doğrayın.
2. Tüm sos karışımını genişçe bir kapta iyice karıştırın. Sosa konan her şey göz kararı. Bolca baharat kullanın. Açık kırmızı renkli bir sos elde edeceksiniz.
3. Tavukları, patates ve biberleri sos ile güzelce harmanladıktan sonra tüm malzemeleri fırın poşetine koyun. Ben iki veya üç fırın poşeti kullanıyorum. Fırın poşetinin birkaç yerinde küçük delikler açın ve tavuğu önceden 180C derecede ısıtılmış fırında 1-1,5 saat kadar pişirin.

Pişme süresi fırından fırına farklılık gösteriyor. Fırının kapağını açmadan tavukların pişip pişmediğini kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Kuru patlıcanlar ve biberler annemin küçük bostanından...

Geçtiğimiz yaz Sivas'a gittiğimizde kayınvalidemin küçük bostanındaki patlıcanlar olmuştu. Hiçbirini koparmamış, bizim gelmemizi beklemiş. Patlıcanları oyduk, o da güneşin altında kurutmuş ve İstanbul'a gelirken bana da getirmiş. Bu patlıcanlar ve kırmızı biberler ile Antep usulü ekşili dolma hazırladım.
Dolma tarifini ve bir gece önceden açtığım mercimekli böreklerin tarifini yarın paylaşacağım.

Gününüz güzel geçsin...

Gecenin sürprizi: Limonlu parfe

26 Şubat 2014 Çarşamba

Havuç Salatası ve Yeğenlerimizin Ziyareti


Merhaba,

Geçtiğimiz Cuma akşamı yeğenlerimizi ağırladık. Bir gece önceden hazırlıkların bir kısmını tamamlamıştıım, ana yemeğimiz olan hünkar beğendiyi de son dakikada yetiştirdim. 

Kahkahalar içerisinde yenen yemeğin ardından bir gece önceden hazırlayıp buzlukta beklettiğim limonlu parfemi ikram ettim. Sinocuğum ve Gizoşum hem hazırlık aşamasında hem de sonrasında bana çok yardımcı oldular.

Ardından güzel bir çay demledik ve Gizem'in hazırladığı mantar kurabiyeler ile ağlayan pastanın tadını çıkardık; bir yandan da en sevdiğim film olan "The Man from Earth"ü izledik. Neredeyse filmin tamamı aynı oda içerisinde geçiyor ve filmde gördüğünüz insan sayısı onu geçmiyor sanırım. "The Man from Earth" ("Dünyalı") düşük bütçe ve akıllıca kaleme alınmış bir senaryo ile sürükleyici bir filmin çekilebileceğinin ispatı.
En kısa zamanda izlemenizi öneririm.

Gelelim menümüze:
(İş çıkışı olunca çorbamı yetiştiremedim, artık başka sefere...)
Mevsim Salatası

Not: Menüde yer alan lezzetlerin tariflerine ulaşmak isterseniz üzerlerine tıklamanız yeterli!

Sevgilimi beklerken sulanan salata :)
Gelelim tarifimize... Yoğurtlu havuç salatası yapımı çok kolay olan ve bir o kadar lezzetli bir salata. Zamanınız dar ise en büyük kurtarıcılarınızdan biri olabilir.

Malzemeler:
-3 adet orta boy havuç
-Yaklaşık iki kase yoğurt
-3 diş sarmısak
-Zeytinyağı ve tuz
-Bir veya iki avuç iri dövülmüş ceviz

Hazırlanışı:
1. Havuçları rendenin iri kısmında rendeleyin ve bir iki kaşık zeytinyağında soteleyin. Havuçlar ne diri kalmalı ne de gereğinden fazla pişmeli.

2. Ardından yoğurdu çırpın ve ezmiş olduğunuz sarımsakları ve bir miktar tuzu yoğurda ilave edin.

3. Son olarak sotelediğiniz havuçları ve iri dövülmüş cevizleri sarımsaklı yoğurt ile karıştırın ve servis tabağınıza alın.

Afiyet olsun!

Not: Öncelikle az bir miktar yoğurdu sarımsakla karıştırın. Havuçları ekledikten sonra göz kararı daha fazla yoğurt eklersiniz. Yoğurdun tamamını hemen havuçlarla karıştırırsanız yoğurt miktarı fazla gelebilir.

Bunlar da masamızdan detaylar, çekimleri gün ışığında yapamadığım için biraz karanlık çıktılar.

Masamız...

Antalya'dan gelen portakallar ile sıktığımız portakal suyumuz da hazır...


12 Şubat 2014 Çarşamba

Üç Renkli Salata


Merhaba,

Çok yoğun iki hafta geçirdiğim için bir türlü fırsat bulup da yeni tarifler paylaşamadım. Geçtiğimiz hafta Cumartesi günü annemin yanındaydım, bana nasıl sac üstü yapmayı öğretti. O günü özetleyen bir fotoğraf da çektik, önümüzdeki günlerde sac üstünde hazırladığımız katmerlerin fotoğraflarını da paylaşacağım :)

Pazar akşamına da dostlarımızı davet ettik ve dört kişi için şöyle bir akşam yemeği mönüsü hazırlarım:

-Mercimek çorbası
-Üç renkli patates salatası
-Mevsim salatası

Beşamel soslu tavuk kırmızı kadife pastanın tariflerini daha önce paylaşmıştım, o tariflere yukarıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bugün sizlerle üç renkli patates salatasının tarifini paylaşmak istiyorum. Hem çok şık bir salata, misafir sofralarına çok yakıştırıyorum hem de pratik bir salata. İlk denemede tutturmanız garanti.

Malzemeler:
6 adet orta boy patates
Yarım bağ maydonoz
3 adet orta boy havuç
Yarım kırmızı lahana
Limon suyu (taze limon suyu)
Zeytinyağı, tuz ve karabiber



Hazırlanışı:
1. Patatesleri iyice yıkayın, kabuklarını soyun ve tuzlu suda güzelce haşlayın. Patatesleriniz haşlanırken maydonozları yıkayın ve ince ince doğrayın.

2. Bu esnada havuçları rendeleyin ve birkaç kaşık zeytinyağında soteleyin; kırmızı lahanayı bir miktar zeytinyağı, tuz ve limon suyu ile birlikte robottan geçirin.

3. Patatesler haşlandıktan sonra her kapta ikişer patates olacak şekilde üç parçaya ayırıp, patatesleri çatal yardımı ile ezin. Ezdiğiniz patateslerin üzerine bir miktar zeytinyağı, karabiber, tuz ve limon suyu ekledikten sonra patatesleri püre haline getirin.

4. Bu tarifi genellikle "prenses tacı" denilen kapta yapıyorlar ve çok şık bir görüntüsü oluyor. Ben daha önce baton kek kalıbı ile de denemiştim ve çok pratik olmuştu. Bu kez herkes rahatlıkla dilediği kadar porsiyon alabilsin diye silikon muffin kalıpları kullandım ve sonuçtan çok memnun kaldım.

Silikon kalıp kullanacaksanız kalıpları yağlamanız gerekli değil, kek kalıbı vs. kullanacaksanız bu durumda kalıbı yağlamanızı veya kalıbın tabanını streç film ile kaplamanızı öneririm.

5. İlk kaptaki patatesleri ince ince doğramış olduğunuz maydanoz ile karıştırın ve kullanacağınız kabın tabanına yayın. Bu işlemi yaparken karışımın arasında boşluk kalmamasına özen gösterin.

6. İkinci kaptaki patatesleri zeytinyağında sotelemiş olduğunuz rendelenmiş havuçlar ile karıştırın ve maydonozlu karışımın üzerine yayın. Son olarak, kalan patates püresini robottan geçirmiş olduğunuz kırmızı lahana ile karıştırıp diğer katların üzerine ilave edin.

Afiyet olsun!

Masamızdan bir detay... Bana bu fikri verdiği için yeğenim Gizem'e çok teşekkür ederim!

Masamızın üstten görünüşü...

Not: Hayatımızla ilgili önemli kararlar almanın eşiğindeyiz. Her şey kesinleştiğinde detayları sizinle de paylaşacağım. Umarım her şey çok güzel olur...